Zeki DEMİR
İski Havzaları ve Havuzlar Şefi
zeki.demir@ibb.gov.tr
30.05.2013

KARACAAHMET MEZARLIĞI

İstanbul’un ve Türkiye’nin en büyük ve en eski mezarlığı Karacaahmet’e gidiyorum. Üstad Necip Fazıl Kısakürek “Karacaahmet” şiirinde bu mezarlığı ve ölümü ne güzel anlatır :

Deryada sonsuzluğu zikretmeye ne zahmet!
Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet!
Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde;
Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde?
Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta;
Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta…
Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek.
Parmakların saydığı ne varsa hep tüketmek.
Varmak o iklime ki, uğramaz ihtiyarlık;
Ebedi gençliğin taht kurduğu yer, mezarlık.
Ebedi gençlik ölüm, desem kimse inanmaz;
Taş ihtiyarlar, servi çürür, ölüm yıpranmaz.

Mezarlıklarda, mezartaşlarını seyrederek yürümeyi çok seviyorum. Yazılarını okumak ayrı bir zevk. Hele âşina isimleri görünce çok heyecanlanıyorum. Yanımda  makine varsa hemen fotoğrafını çekiyorum o mezar taşının. Mümkün olsa her hafta, belki de her Cuma bir mezarlığı ve sâkinlerini ziyaret etmek istiyorum. Çünkü ihtirasların, kabalıkların, sahte şöhret duygularının, şımarıklıkların önüne galiba sadece ölüm gerçeği geçebiliyor. Sert bir kaya gibi, zehirli lezzetleri tuzla buz ediyor. Ben fırsat buldukça mezarlıkları ziyaret ediyorum. Çok faydasını görüyorum bu minik yolculukların. Âdeta ruhen dinleniyorum. Dostlar, size de tavsiye ediyorum. İsterseniz bu Cuma Karacaahmet’ten başlayın iç seyahate… Hem  EBUD  DERDA  (RA) hazretleri, Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri ,Tenzile Ana’nın, hem Safiye Erol’un, hem de Nâbi, Mehmet Kaplan, Cemil Meriç, gibi yazarların ve diğer maneviyat büyüklerinin ruhlarına Fatiha okuyun. Ne dersiniz, güzel fikir değil mi? Sonra ziyaretiniz bitince kendi kendinize konuşmaya başlarsınız…

Eyvah, aldandık! Şu hayat-ı dünyeviyeyi  (dünya hayatını) sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün hayatımızı  zayi ettik. Evet, şu güzerân-ı hayat  (hayatın geçmesi) bir uykudur; bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar, gider.(rnk)
 

Yazarın Son Yazıları

BELEDİYE BAŞKANIMIZ
DAİRE BAŞKANIMIZ
MÜDÜRÜMÜZ
BU AY YAPILACAKLAR
Ayın 10-15 ine doğru yeni güllerin dinlenmeye alınmasına, yani yaz budamasının yapılıp, aynı zamanda sulamanın bir süre için kesilmesine başlanır.Böylece, gül fidanlarının normal gelişmeleri durdurulur ve dinlenme boyunca bitkiler, sonraki çiçek verme dönemi için besin ve güç biriktirirler.
Çimlerin sararmış bölümlerini bu ay ellemeyin: Sıcak kavurup filizlenmeyi yok eder. Bunun için Eylül veya Ekim aylarını bekleyin.
Yeşil ağaççıkların, çalımsıların ve çit bitkilerinin budamalarına bu ayın ikinci yarısında başlanır. Bu bitkilerin her tarafının ışıktan yararlanabilmesi için yukarıdan aşağıya doğru genişleyen budama yapılmalıdır.
Çimler hergün sulanıp haftada birkez kesilir: Ay boyunca iki kez sarı lekelerin oluşmalarına karşı özel maddeler kullanılarak mikroptan arındırılmalıdır.
Bu ay içerisinde Eylülde çim ekilecek alanların toprak hazırlığı yapılır. Sulama, biçim, yabani ot ayıklama,ilaçlama vb. işlemlere devam edilir.
Ağustos sonu ile Eylül başı arası durgun gözaşısı zamanıdır.
Sulama için akşam saatlerini tercih edin.
Ağustos ayında yazlık çiçekler, balkon, teras ve saksılarda bulunan çiçekler dışında gübreleme işlemi sona ermiştir.
Asalaklar bulunup bulunmadığını, toprak yüzeyinin kireç bağlayıp bağlamadığı sürekli izlenmelidir. Soğanlı bitkilerin, otsu bitkilerin ve ağaçların dipleri özenle temizlenmeli, diş aralıkları dar küçük bir el tırmığı kullanarak çürük toprağı kaplayan kireç tabakası sık sık alınmalıdır.
Pergola, bahçe kapısı kemerleri ve benzeri yerlere sardıran sarmaşıkları, ihtiyaç oranında budamak, gelişme yönlerini ve durumlarını gereğine göre kontrol altına almak mümkündür.
Çim alanlarınızda gübreleme, periyodik ilaçlama ve haftalık kontroller daima önemlidir.