Zeki DEMİR
Sultanbeyli Bölge Şefi
zeki.demir@ibb.gov.tr
27.03.2013

SONSUZ HAYATA YOLCULUK

İstanbul Büyükşehir belediyesi olarak, sevgili İstanbul’luların sadece hayatta olan “diriler” ine değil, vefa duygusuyla gönüllerimizde yaşattığımız “ölüler”imize de hizmet etmeyi, önemli bir görev biliyoruz.
Bu görev şuuru içinde, geçen zaman zarfında mezarlarımız “harebezar” olmaktan kurtarılmış, çevre duvarları yenilenmiş, mezarlarımız birer cennet bahçesine dönüştürülmüştür.

Biz insanlar, içimizden biri ölünce onu toprağa gömeriz, ne kadar sevgili, ne derece aziz olursa olsun, şahsın ölümüyle toprağa verilmesi zamanı arasındaki müddet standarttır. Beden, hayatiyetini kaybedince gideceği tek yer toprağın altıdır. Bazen birkaç saat içinde çok yakınımızda bulunan birinin, hayatla ölüm arasında uzanan o incecik çizginin öte tarafında bulur ve ne kadar can yakıcı, kanatıcı etkiler uyandırsa da toprağın üstünde tutamayız. Ne zihni bir hazırlık yapmaya fırsat vardır, ne de ölüm düşüncesine alışmak için biraz beklemeye tahammül!

“Ölüm muazzam bir şeydir!”
Ölüm gerçeğinin izlerini sürdürebildiğimiz son nokta MEZARLIKLARDIR. Mezarlıklar dünya hayatının tükendiği ve sonsuz hayatın başladığı mekanlardır. Dirilerin her mezarlık seferi, içlerinden birinin eksilmesiyle hüzünlenir.
Mezarlık, inançla şekillenen bir mekandan ziyade, bir inanç alanıdır. Denklemin eksik elemanını daima inançla kapatır, yeniden gündelik hayata, evlerimize döneriz. Her mezarlık dönüşü bir hesaplaşmadır. İhtirasları yumuşatan, fani hayatı birkaç saatliğine de olsa değersizleştiren, ibret alma hissini kamçılayan bir zihni hesaplaşma, ölüm korkusunun çatlattığı kırık ve fısıltı seslerle o dönüşte, hayatın boşluğundan kaderden, ölümün insana şahdamarı kadar yakın olduğundan yakınılır.

Hulasa “her nefis ölümü tadacaktır”. Ölüm herkesin bir gün aniden karşılaşacağı ve kaçamayacağı bir gerçektir. Belki de en büyük gerçektir. Mezarlık ziyaretlerinde bu duyguyu pek çok insan yaşamaktadır. Bir yandan ebedi hayat yolculuğunun yeni bir sayfasına geçenler, diğer yandan bir yakınını, dostunu veya sevgiliyi yitirmenin acı ve hüznünü yaşayanlar.

Ey İnsanlar! Mezaristana göçtüğünüz vakit, "Eyvah, malımız harap olup sa´yimiz hebâ oldu. Şu güzel ve geniş dünyadan gidip dar bir toprağa girdik" demeyiniz, feryad edip me´yus (ümütsiz) olmayınız. Çünkü sizin herşeyiniz muhafaza ediliyor. Her ameliniz yazılmıştır. Her hizmetiniz kaydedilmiştir. Hizmetinizin mükâfâtını verecek biri, sizi celb edip yeraltında muvakkaten (geçici) durdurur, sonra huzuruna aldırır. Ne mutlu sizlere ki, vazifenizi bitirdiniz. Zahmetiniz bitti, rahata ve rahmete gidiyorsunuz. Hizmet, meşakkat bitti, ücret almaya gidiyorsunuz.
(RNK)
 

Yazarın Son Yazıları

BELEDİYE BAŞKANIMIZ
DAİRE BAŞKANIMIZ
MÜDÜRÜMÜZ
BU AY YAPILACAKLAR
Çok önemli işlemlerden biride saksıların temizlenmesidir; bitki çıkartılıp, toprak boşaltılır içine yeni toprak konulmadan önce saksı iyice yıkanır ve mikroptan arındırılır.
Çimenliklerdeki yabancı otları yok etmenin en kesin ve kolay yolu ot öldürücü bazı ilaçların kullanılmasıdır. Nisan başında başlanan bu işe Eylül´de devam edilebilir ve bu son fırsattır.
Yaz boyunca uzun kesilen çimler bu aydan itibaren kısa tutularak biçilmelidir.
Sonbahar yağmurları ile toprak işleme tavına gelir, ekim dikim yapılmasa bile toprağın kışı işlenmiş olarak geçirmesi yararlı olur. Sonbahar hatta ilkbaharda dikilecek fidanların yerlerinin hazırlanması faydalı olur.
Çim bitkilerine daha önceki aylarda yeteri kadar besin verilmemişse Eylül´de eksik besin maddelerinin suni gübrelerle karşılanması gereklidir. Bu aydan sonra veya en geç 10-15 Ekim´den sonra bu türlü gübreleme yapmaya imkan olmayacaktır. Bu nedenle toprağın özelliğine ve çimlerin isteğine göre seçilecek gübre çeşidinin, aynı zamanda uzun süre tesirini devam ettirenlerden olmasına dikkat edilmelidir.
Sonbahar yağmurlarının başlamasına kadar normal sulama işlerine devam edilir. Özellikle ibreli ve herdem yeşil bitkilerin susuz kalmamasına dikkat edilmelidir.
Özellikle boylu ve dallı fidanların dikim sonrasında rüzgardan etkilenmelerini önlemek için fidan gövdesine zarar vermeden gergi yapmak gereklidir. KIşlık çiçek fidelerini ve baharda açan soğanlı çiçekler dikilebilir.
Ağustos ayında bitkiler susuzluktan etkilenmişlerse, budanmalıdırlar. Budamadan sonra, bahçe sopasıyla toprağın sert tabakası kaldırılarak bitki iyice beslenip, bolca sulanmalı, sonrada organik yada mineral gübreyle gübrelenmelidir.